Saraybosna’nın adı bile Osmanlı’dan gelir: Şehir, Türkçe “saray” ve “ova” kelimelerinden türeyen bir adla anılır. Şehrin kalbi ise bir sancakbeyinin kurduğu külliye ve çevresinde büyüyen çarşıdır.
Gazi Hüsrev Bey
Bosna sancakbeyi Gazi Hüsrev Bey, 16. yüzyılın başında şehre bir külliye yaptırdı. Camisi 1531’de tamamlandı. Külliyeye medrese, hamam, imaret ve bedesten de eklendi. Bu yapılar, Saraybosna’yı bölgenin ticaret ve kültür merkezi hâline getirdi.
Cami, 1992–1995 kuşatması sırasında ağır hasar gördü ve savaştan sonra restore edildi.
Başçarşı
Külliyenin çevresinde büyüyen Başçarşı, bugün de bakırcıları, kahvecileri ve dar sokaklarıyla Osmanlı çarşısı havasını yaşatıyor. Meydanın ortasındaki ahşap Sebil, şehrin en çok fotoğraflanan köşesidir.
Bugün ne görülür?
- Gazi Hüsrev Bey Camii ve avlusundaki türbesi
- Başçarşı ve Sebil meydanı
- Gazi Hüsrev Bey Bedesteni: Hâlâ dükkânlarla dolu, kubbeli Osmanlı kapalı çarşısı